Atatürk ve ölümü hakkında bir video,duygulanmamak elde değil:
(Arkadaşlar embed yapamadım.Kusura bakmayın.)
http://video.google.com/googleplayer...&hl=tr&fs=true
http://www.vidivodo.com/VideoPlayerS...u=BFdGRFhFHw==
Selametle...
Tüm en ucuz laptop fırsatları için tıklayın !
Bugün Ebedi Başkomutan Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ' ün ebediyete intikalinin 71. yıldönümü... Onu rahmetle ve minnetle anıyoruz. Ancak unutmuyoruz:
"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." M.Kemal ATATÜRK
Atatürk'ün son zamanlarında ve ölümü sonrası yaşananlar:
İLK KOMA
Profesör Fissenger’in fikrinin alınmasından sonra, doktorlar ikinci ponksiyon’un gününü tespit için toplandılar. Operatör Doktor Mim Kemal Öke, 21 Eylül günü Atatürk’ün karnında biriken suyu tekrar aldı. 26-27 Eylül günü Atatürk ilk kez komaya girdi. Komayı atlatan Atatürk Ankara’ya gitmek istiyordu. Ancak doktorlar Atatürk’ün Ankara’ya gitmesine izin vermiyorlardı. Atatürk isyan edercesine “Ankara’ya gidelim. Ne olacaksam orada olayım ” diyor, doktorların izin vermemelerinin sebepleri açıklanınca hiddetleniyordu.
Atatürk “Beni bir an evvel Ankara’ya götürün yapılacak mühim işler var”, demiş, ne yazık ki yapacakları, düşündükleri ne ise yapamamıştı.
Yapılan tüm tedavilere rağmen Atatürk günden güne kötüleşiyor, karın bölgesinde su toplanmaya devam ediyordu. Viyana’dan Eppinger, Almanya’dan Bergmann adında iki profesör gelmişti. Bunların koydukları teşhis ve tedavi aynı idi “siroz”. Atatürk 16 Ekim 1938′de ağır bir komaya daha girdi ve 20 Ekim gününe kadar komada kaldı.
SON SAATLER
Tüm tedavilere rağmen günden güne eriyen Atatürk, 8 Kasım 1938 günü şiddetli bir rahatsızlık daha geçirdi. Saat altı buçuk gibi gelen bu rahatsızlıkta Atatürk’ün midesi bulanmış ve kusmaya çalışmıştı.
Sürekli istifra etmeye çalışan Atatürk, bu sırada Hasan Rıza Beye (Soyak) bakarak “Saat kaç?” diye birkaç kez sormuş, Hasan Rıza Bey her soruşunda “Saat 7 efendimiz” diyerek cevap vermişti.
Bu sırada kendisine haber verilen Neşet Ömer Bey de gelmişti. Abravaya ile Atatürk’e gereken tedavileri yapıyorlar ve bazı önlemler alıyorlardı. Neşet Ömer Bey bir ara “Dilinizi göreyim efendim.” diye seslendi. Atatürk dilini yarıya kadar dışarı çıkardı. Neşet Ömer Bey “Biraz daha uzatınız efendim.” diye seslenince, Atatürk, Neşet Ömer Bey’e bakarak ;
- “Vealeykümüsselam” diyerek gözlerini kapattı. Atatürk son kez komaya girmişti.
9-10 Kasım gecesini rahatsız geçiren Atatürk artık derin bir uykuda gibi yatıyor ve ölümü bekliyordu. 10 Kasım 1938 günü saat 8 gibi bir ara gırtlağından Hı Hı Hı sesleri çıkarmıştı.
Saat dokuzu beş geçe gözlerini son kez açarak, etrafına baktı ve hemen kapattı.
Büyük Önder Atatürk ölmüştü.
HAYATINDAKİ BAZI SONLAR
• Anlamlı son sözü, “Saat kaç” olmuştu.
• Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp’e, son söz olarak “Vealeykümüsselam ” dedi.
• Koma içinde manası anlaşılamayan ve devamlı olarak tekrarladığı söz “aman dil…aman dil…”di.
• Son aldığı gıda, 8 Kasım 1938 Salı günü, saat 18.35′de dört kaşık elma suyu oldu.
• Son yemek istediği sebze, enginardı.
• Son verilen ilaç, ölüm halinden kırk dakika önce, saat 8.25′de, 1/8 aubaine’di.
• Hekimler ölüm raporunu imzalarken, son olarak elini öpen ve gözlerini kapayan Prof. Dr. Mim Kemal Öke idi.
ÖLÜM İLANI
Atatürk’ün ebediyete intikal edişi Türk Halkına şöyle duyuruluyordu;
Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin resmi tebliğidir:
“Müdavi ve müşavir tabiplerin neşredilen SON raporu, Atatürk’ün dünyaya gözlerini kapadığını bildirmektedir.
Bu acı hadise ile Türk vatanı büyük yapıcısını, Türk milleti ulu şefini, insanlık büyük evladını kaybetti. Milletimize, içimiz yanarak, bu tarife sığmayan ziya’dan dolayı en derin taziyelerimizi sunarız.
Kederlerimizin tesellisini ancak ve ancak O’nun büyük eserine bağlılıkta ve aziz vatanımızın hizmetinde ararız. Şurasını da her şeyden evvel beyan etmeliyiz ki, ölmez olan, onun büyük eseri, Cumhuriyet Türkiye’sidir. Hükümetimiz, içinde bulunduğumuz bu mühim anda, bugüne kadar olduğu gibi dikkatle vazife başındadır. Müesses olan nizam ve idame hususunu, büyük Türk milletinin hükümetiyle tek vücut olarak teyit ve temin edeceğine şüphe yoktur.
Teşkilat-ı Esasiye Kanununun 33. maddesi mucibince Büyük Millet Meclisi derhal yeni reisicumhuru intihap edecektir. Türkiye’nin en büyük makamına, Teşkilat-ı Esasiye Kanununa göre geçecek zatın etrafında hükümetiyle, şanlı ordusuyla ve bütün kuvvetleriyle Türk Milleti sarsılmaz bir varlık olarak toplanacak ve yükselmesine devam edecektir.
Bugün ayrılığına ağladığımız büyük şefimiz Atatürk, her vakit Türk Milletine güvendi. Eserlerini bu güvenle yaptı. İdamesi esbabını da istikmal ederek güvenle büyük milletimize bıraktı. Ebedi Türk Milleti onun eserlerini ebediyetle yaşatacaktır. Türk gençliği onun kıymetli vediası olan Türkiye Cumhuriyetini daima koruyacak ve onun izinde yürüyecektir.
Kemal Atatürk, Türk’ün tarihinde ve gönlünde daima yaşayacaktır.”
CENAZE NAMAZI
Son vazifeler yerine getirilirken, dini şart ve örfler itina ve hassasiyetle yerine getirilmiştir. Cenaze namazının bir camide kılınıp kılınmama yolunda dinen ne gerektiği konusunda, Makbule Atadan Hanımefendi Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak’a danıştı, İlahiyat Fakültesi kelam ilmi ve İslam Felsefesi ordinaryüs Profesörlerinden Mehmed Şerafettin Yaltkaya’nın fikri alındı. Din alimi, cenaze namazlarının muhakkak camilerde kılınması yolunda kesin bir kayıt olmadığını bildirmiş ve daha çok makam, kıdem ve selahiyeti olarak, bir de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görüşlerinin alınmasını tavsiye etmiştir.
Bunun üzerine Diyanet İşleri Başkanı Mehmed Rıfat Börekçi’nin fikri sorulmuştur. Milli Mücadelenin meşruiyetine dair Anadolu Uleması fetvasına, ilk imza koyan din adamı, “O’nun cenaze namazı, tertemiz hale getirdiği bütün vatanda, bu farizanın yerine getirilebildiği her yerde kılınabilir” fetvasını vermiştir.
Atatürk’ün cenaze namazını, Diyanet İşleri Başkanlığı yapan, Ord. Prof. Mehmet Şerafettin Yaltkaya kıldırmıştır.
Atatürk'ün cenazesinden fotoğraflar;
![]()
Atatürk ve ölümü hakkında bir video,duygulanmamak elde değil:
(Arkadaşlar embed yapamadım.Kusura bakmayın.)
http://video.google.com/googleplayer...&hl=tr&fs=true
http://www.vidivodo.com/VideoPlayerS...u=BFdGRFhFHw==
Selametle...
Kavaklar düşen yapraklarıyla ağlıyorlar,
Güller çiçekleriyle bağırlarını kanatıyorlar,
Sensin ışık diye önümüzdeki!
Sensin ateş diye kanımızdaki
Ey yanımızdaki
Beş on mermere, bir avuç toprağa sığan
Hudutsuz mavi umman hey!
Yeni kıyılar bulur, yeni yarlar kazardın
Sen her köpürüp taşmanda;
Her konuşmanda
Milletin alın yazısını yeniden yazardın.Bakışları vardı yurt tarlasında
Fikrin ve hissin hasadı.
Cümlelerin ya örsten kalkardı
Ya çıkardı kından.
Başak saçların sarkardı harman alnından:
Halk, biçilmiş ekin gibi, düşerdi dizlerine.
Milyonlar katılırdı sözlerine
Mıknatısı gören zerreler gibi.
Köhne kanaatler, köhne kürreler gibi
Sözünde çarpışıp düşerdi.
Tam sustuğun an kıyamet oldu
Tam konuştuğun ansa mahşerdi:
Rab, gökte "dinleyin" derdi meleklerine;
Yıldızlar girerdi yeni mahreklerine;
Nehirler kavuşurdu yeni denizlerine:
Halk biçilmiş ekin gibi düşerdi dizlerine.
Şimdi tamamlayabilmek için tavafını
Nöbetçi olmak için Anıtkabrine
Sarmış yalın kılıçlar gibi etrafını
Tutuyor nöbet.Bu millet:
Bu, vaktiyle ayaklarını ummanlar yalayan,
Bu, üç kıtayı atının nalıyla damgalayan,
Bu, heryere evi gibi giren,
Bu, Atilla'yı, Timur'u, Oğuz'u
Bu, Yıldırım'ı, Fatih'i, Yavuz'u
Bu, seni yetiştiren ulu millet.
Vakar ve haysiyetle dimdik
Uyanık, tetik
Anıtkabrinde tutuyor nöbet.
Dünya dönüp dolaşıp
Boğazlaşıp dalaşıp
Ergeç ve ancak
Milli misaklarda karar kılacak.Ey en büyük usta!
Düşünen oldumu bu hususta
Senden evvel ve senden ileri.
İlk müjdeyi, ilk haberi
Senden almıştı cihan
O zamandan anlayamadığına yansın.
Sen, dünyanın dönüp dolaşıp geleceği
Uğrunda milyonların seve seve öleceği
İsterse hayat zehrolsun,
İsterse refah kahrolsun,
İsterse kurşun düşsün yanımıza, belimize,
İsterse geçinmek için, bir dilim
Kuru ekmek geçmesin elimize.
Yer sarsılsa yerinden,
Dünya düşse peşimize
Ne Senden geçeriz, ne Senin eserinden!
+ YouTube Video
ATAM İzindeyiz.
Ne Mutlu TÜRKÜM Diyene.
Şu an konuyu 1 kullanıcı görüntülüyor. (0 kayıtlı kullanıcı ve 1 misafir)
Bookmarks